Tweet
Haber3.com Ana Sayfa
  • Leyditurk FaceBook
  • Leyditurk Twitter
  • Leyditurk Friendfeed.com
  • Leyditurk RSS

TEOG öncesi anne ve babalara önemli uyarılar!

TEOG öncesi anne ve babalara önemli uyarılar!

23-24 Kasım 2016 tarihlerinde gerçekleşecek TEOG sınavı için geri sayım başladı. Hem öğrencileri hem de velilerini heyecan dolu bir süreç bekliyor.




Tabi bu süreci doğru yönetmek ve çocuğun üzerinden stresi kaldırmak da anne ve babalara düşüyor. Sınavı fazla önemli ya da önemsiz gibi görmek, çocuğun üzerinde baskı kurmak, onu kaygılandırmak, kapasitesini görmezden gelip üstün başarı beklemek yapılan en büyük hataların başında geliyor…

Yeditepe Üniversitesi Hastanesi uzmanlarından Uzm. Psikolog Zeynep Göktuna, 23-24 Kasım 2016 tarihlerinde gerçekleşecek TEOG sınavı öncesi önemli açıklamalar yapıyor;

Çocuklar; hayatlarının akışını etkileyecek bir yarışa girecekler, bu ‘yarışta’  belirli dozda yaşanan kaygı normaldir fakat çocuk sınava farklı anlamlar yüklediğinde, sınavı mutlaka kazanılması gereken bir ‘savaş’ olarak algılamaya başladığında her bir çalışma testini, hatta her bir soruyu da bir savaş olarak görmeye başlar ve böylelikle kaygı gün geçtikçe artar ve sınav dönemi atlatılması çok zor olan bir ‘kriz’ haline dönüşür. 

Kaygının Artma Nedenleri Nelerdir ?

Yanlış anne baba tutumları, çocuğun ‘ailemi hayal kırıklığına’ uğratırsam korkusu, huzursuz aile ortamı,  sürekli ders çalış baskısı,  ailenin sınav ve sınav sonuçlarıyla aşırı ilgilenmesi,  ailenin sınavı çocuğun hayatının en önemli olayı olarak görmesi, çocuğa sınavı mutlaka kazanması gerektiği mesajının verilmesi, öğrencinin sınava farklı anlamlar yüklemesi,  ailenin beklentisinin çocuğun kapasitesinin üstünde olması, çocuğun başkalarıyla kıyaslanması, çocuğun sınavla ilgili korkularının yeterince önemsenmemesi,  kaygıyı attıran nedenler arasındadır.

Sınava Hazırlanan Çocuklar Ne Hisseder ?

Bu dönemde çocuklar sınavı mutlaka kazanmak zorunda oldukları bir yarış olarak algılarlar. Aile, arkadaşlar ve yakın çevrenin sadece alacakları puanla ilgilendiklerini, sınavı kazanırsa etrafındaki herkesin kendisine daha çok değer vereceğini düşünürler bununla birlikte sınav döneminde ailelerin kendileri için yaptıkları fedakarlıklar nedeniyle ailelerine karşı borçlu ve suçlu hissederler. Bunun sonucunda da kendilerini daha çaresiz hissedebilirler.  Bu hissettikleri de sınav döneminde davranış değişiklerinin baş göstermesine neden olur. Bunun sonucunda da kız öğrencilerde alınganlık, kolay ağlama, içe dönüklük, erkek öğrencilerde ise kolay öfkelenme gibi davranış değişiklikleri baş gösterebilir.

Sınav Öncesi Çocuklarımıza Nasıl Davranmalıyız ?

 Öncelikle çocuğunuza, insanın her zaman kazanmasının ve başarılı olmasının mümkün olmadığını, kazanmak kadar kaybetmenin de hayatın bir parçası olduğunu ve hayatın sonu olmadığını anlatın. Çocuğunuza, O’nun başarısından çok önemli olanın ‘elinden gelenin en iyisini yapması’ olduğunu, sınavın O’nun kaderi olmadığını, sınavın O’ndan daha değerli olmadığını, sınavda başarısız olsa da O’na karşı sevginizin devam edeceğini, sevginizden hiçbir şeyin eksilmeyeceğini, O’nu destekleyeceğinizi ve olumsuz bir yaklaşım sergilemeyeceğinizi ve O’nu her koşulda seveceğinizin mesajını verin. ‘Sınav bizim için önemli değil’, ‘Kazanamazsan da Olur’ gibi sözler söylerken, ağzınızdan çıkanla beden dilinizin birbiri ile uyumlu olmasına da her zaman özen gösterin ve dikkat edin. Unutmayın ki birbiri ile çelişkili mesajlar verdiğinizde çocuğunuz daha çok beden dilinize dikkat edecek ve bunun sonucunda da ailenin kaygılı hali çocuğa yansıyacaktır.

Sınava hazırlanma sürecinde, kendinizi çocuğunuzun yerine koyup, O’nun yaşadığı zorlukları, sınavla ilgili korkularını anlamaya çalışın. Söylediği ve hissettiği şeyler için O’nu sorgulamayın, korkularını görmezden gelmeyin. ‘Bu şekilde hissetmemelisin’ diyerek duygularını düzeltmeyin ve küçümsemeyin. Her koşulda O’nu anladığınızı ve her koşulda yanında olup O’na destek olacağınızı hissettirin.

Verimli ve rahat çalışabilmesi için uygun ortamı sağlayın. Gerekli materyallerin önceden hazır olduğu ısı ve ışığın yeterli olduğu, dikkat dağıtacak uyaranların olmadığı bir odada her zaman aynı yerde çalışmasına özen gösterin ve çocuğunuzun ders çalışma davranışını her zaman önemseyin, çocuğunuz ders çalışırken televizyonun sesini çok fazla açmamak veya daha alçak sesle konuşmak gibi.

Yapabileceğinden çok daha fazla ders çalışmasını beklemek ya da sınavda kapasitesinin çok üstünde başarı sağlamasını beklemek çocuğunuzun kaygısının artmasına neden olacağından, çocuğunuzla ilişkili olarak beklentilerinizin gerçekçi olmasına özen gösterin. 

Ders çalışan çocuğunuzun çalışma gayretini her zaman takdir edin, O’nun olumsuz yanlarını görmek yerine her zaman olumlu yanlarını görün, yapamadıklarına değil neleri yapabildiğine odaklanın. Olumlu yanlarını ve çabalarını tespit ederek O’nu her zaman övün.  Bu davranış biçiminiz özgüveninin artmasına ve kendisine olumlu bakmasına neden olacaktır.

Çocuğunuza bu süreçte çok fazla hoş görülü ve çok yumuşak davranmanız ‘ evet gerçekten de çok kötü bir durumla karşı karşıyayım’ mesajını verir bu nedenle bu süreçte çocuğunuza olabildiğince ‘normal’ ve her zamanki gibi davranın. 

Sınava hazırlık sürecinde, çocuğunuza zaman ayırıp, O’nunla keyif alabileceğiniz etkinlikler düzenlemeye ve faaliyetlere katılmaya özen gösterin.

Anne- Baba Olarak Sınav Öncesinde Yapmamamız Gerekenler Nelerdir ?

Sınavı hayatın en önemli olayı gibi yansıtmak çocuğunuz sınavı gözünde büyütüp kaygısının artmasına benzer bir şekilde sınavı hiç önemsemiyormuş gibi davranmak da çocuğunuzun sınavı önemsememesine ve gereken sorumlulukları almamasına neden olur. Bu nedenle sınavı çok büyütmek ya da önemsizmiş gibi davranmak çocuğunuza zarar verir.

Sınav kaygısı arttıracak konuşmalar yapmak, gelecekle ilgili kaygılarınızı, kendi gerginliğinizi stresinizi çocuğa yansıtmak, sınav sonucu ile aşırı meşgul olmak çocuğunuzun sınav kaygısını arttırır. Bu nedenle öğrencilere yardımcı olmak için sınavla ilgili değil, çocuğun sınav için harcadığı emekle ilgilenmek ve onu cesaretlendirmek doğru davranış biçimidir.

Anne babaların iyi niyetli olarak verdiği ders çalış mesajları çocuğun kaygısını arttırır. Çocuk kendisi için değil ailesi için ders çalışması gerektiği düşüncesine kapılabilir, çalışır gibi yapmasına neden olabilir ya da tepki göstererek daha az ders çalışabilir, unutmayın ki çocuğunuzun ders çalışma alışkanlığı siz ‘çok çalış’ dediğiniz için değişmeyecektir. Benzer bir şekilde okul-ev- ders üçgeninde gidip gelen çocuğunuzun yaşamını sadece ders çalışma davranışıyla doldurmasını beklemek, ilgi ve faaliyetlerini azaltmasını beklemek ve yasaklar koymak da çocuğu daha çok ders çalışmaya itmeyecek ve sınav sürecinin daha da zor ve çalkantılı geçmesine neden olacaktır.

‘Ders çalışmalısın’, ‘Bu kadar puan almalısın’ gibi zorunluluk ifade eden cümleler kurmak,  ‘Bu gidişle sen kazanamazsın’ gibi çocuğun özgüvenini ve benlik saygısını olumsuz yönde etkileyecek ifadeler kullanmak, çocuğu sınav sonuçlarıyla korkutmak tehdit etmek,  sınavda başarılı olamayacağı bir durum söz konusu olursa büyük cezalar alacağını ima etmek,  ‘Sorumsuzsun’ gibi ifadelerle çocuğu başkalarının yanında eleştirmek, deneme sınavlarının sonunda sürekli yorum yapmak, çocuğunuzun sınava gerçek dışı bir anlam yüklemesine ve ailesinin kendisini değil sınavdaki başarısına önem verdiğini düşünmesine neden olur.

Bu dönemde çocukların en büyük sorumluluğu, ders çalışma sorumluluğudur bu nedenle ebeveynlerin çocuklarına artı görevler vermesi çocuğun ders çalışma rutinin etkiler. Benzer bir şekilde bu dönemde çocuğa hiçbir sorumluluk vermemek de çocuğun sınav sürecini kullanmasına neden olur. 

Sınav sürecinde bazı anne babalar  ‘tatil programı yapmamak’, ‘eve misafir çağırmamak’ gibi çok fazla fedakârlık yaparlar ve kendi hayatlarını unuturlar sadece sınav ve çocukları için yaşarlar. Bu durum çocuğa sınavın çok önemli olduğunu, ailelerin fedakârlıklarına yanıt vermek zorunda olduğunu hatırlatır ve yaşadığı kaygıyı arttırır.

Çocuklarımızın yoğun bir şekilde sınava hazırlandığı bu zor dönemde çocuk ve ebeveynler arasındaki anlaşmazlıkları konuşarak halletmeye çalışmak, bu dönemde çocuklara ağır cezalar vermemek,  aile içinde huzurlu ve sakin bir ortam yaratmak sınava hazırlanan çocuğun psikolojisi açısından oldukça önemlidir.

TEOG’la ilgili olumsuz eleştiri ve yorumlar, çocuğun sınava karşı olumsuz bir tutum geliştirmesine ve ders çalışma isteğini olumsuz yönde etkilemesine neden olacaktır.

Anne- Baba Olarak Sınava Az bir Zaman Kala Çocuklarımıza Nasıl Davranmalıyız?

Sınav, sınav süreci gibi, sınavla ilgili konular hakkında konuşmamaya, özellikle sınavla ilgili kaygınızı çocuğunuza yansıtmamaya özen gösterin;  O’nun sınavdaki başarısı ve O’na duyduğunuz sevginin hiçbir bağlantısı olmadığını her fırsatta dile getirin. 

Çocuğunuzun bunaldığını, keyifsiz, yorgun ve umutsuz olduğunu hissettiğinizde, O’nu dinleyip anlamaya çalışın,  sınav odaklı olmayan konuşmalar yapın, neşeli olun, sık sık espri yapın, O’nu rahatlatacak, enerjisini tazeleyecek etkinlikler yapın, O’nu mutlu etmek için küçük hediyeler alın ve çocuğunuzla hoş ve keyifli vakit geçirin.

Sınavdan önceki geceler, çok geç saatte uyumaması ve az uykuyla sınava başlamaması için uyku düzenine dikkat edin. Özellikle sınav öncesi yeni besinler denememesine, yağlı ve sağlığını bozacak besinler yememesine özen gösterin. 

Sınavdan Bir gün Önce Çocuklarımıza Nasıl Davranmalıyız?

Sınava bir gün kala, olağanüstü davranışlar sergilemeyin. Akşamınızı rutin olarak sürdürün. Sınavdan bir önceki akşam, çok fazla yorucu aktivitelerden kaçının, belki küçük bir gezi veya havadar bir alanda keyifli etkinlikler yapabilirsiniz. 

Bu tür zamanlarda çocuklar genellikle konuşmak istemezler, bu nedenle konuşmak istemediği için O’na kızmayın ve bu isteğine saygı gösterin.

Kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte son gün ders çalışmak kaygıyı arttıracağından çocuğunuza bir gün öncesinden ders çalışmayı bırakmasını tavsiye edebilirsiniz. 

 Bir gün öncesinde TEOG’la ilgili haberler duymak, görsel ve yazılı basında çıkan haberleri görmek ve takip etmek zorunda kalmak çocuğunuzun kaygısını attıracağından sınavla ilgili haberler verebilecek televizyon, bilgisayar, gazete gibi kitle iletişim araçlarından uzak durun benzer bir şekilde yakınlarından gelebilecek olan ‘Başarı’ telefonları için de önlem alın. 

Çocuğunuzun sınav evraklarını önceden hazırlayın ve çocuğunuza her şeyin tam olduğunu önceden söyleyin.

Sınav öncesi en geç 22.30- 23.00 gibi yatmasına özen gösterin, gece uyumakta zorlanıyorsa, ılık bir duş ve dinlendirici bir müzik uyumasına yardımcı olabilir.

Sınav Günü Çocuklarımıza Nasıl Davran malıyız?

Sınav sabahı çocuğunuza, O’nun ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde normal bir kahvaltı hazırlayın ve sınavda rahat edeceği kifayetler giymesini sağlayın.

Sınav günü, çocuğun ‘en önemli anı’ymış gibi’ davranmayın, sıradan bir gün gibi davranın ve asla rutininizi bozmayın. Benzer bir şekilde çocuğunuzu törenle, okunmuş şekerle, cümbür cemaat tüm aile sınava yollamayın.

Sınava çok erken gitmek çocuğunuzun kaygısını arttırabileceği gibi çok geç gitmek de hem sizde hem de çocuğunuzda stres yaratabilir. Bu nedenle sınav saatine 45 dakika kala okulunuzda olun.  Fakat tercih edileni, çocuğunuzun sınava rutinini bozmadan okul servis aracıyla gitmesidir. 

Ailelerimiz ‘Sınav Anı İçin Çocuklarımıza Neler Önerebilirler ?

Çocuklar için en büyük tehlike sınav anında sınavla ilgili düşünmektir. Bu nedenle ailelerimiz çocuklarına sınav anında sınavı değil, sorular üzerinde odaklanmasını; heyecanlandığı zamanlarda üçe kadar sayıp nefesini tutup bırakmasını, sınav geçişlerinde birer ikişer dakika mola vermesini öğütleyebilirler.

Molalarda sorular hakkında arkadaşlar ve aile üyeleri ile konuşmak kaygıyı arttırıp çocuğun performansını etkileyeceğinden, molalarda hiçbir şekilde hiç kimse ile sorular hakkında konuşmaması gerektiği de önceden çocuğa uygun bir dille ifade edilmelidir. 

Sınav esnasında sürenin tamamını kullanması gerektiği,  sınavın erken bitmesi durumunda evraklarını ve kitapçığını kontrol etmesi gerektiği,  soruların hepsi aynı puan olduğu için takıldığı soruyla inatlaşmaması gerektiği,  takıldığı soruyu boş bırakıp diğer soruya geçmesi gerektiği,  optik forma yanıtlarını  ya teker teker ya da birer sayfa olarak geçirmesi gerektiği çocuğa anlatılmalıdır.

Sınav bittikten sonra, çocuk sınav hakkında konuşmak istemiyor ise O’na saygı gösterilmeli ve sınavla ilgili sorular sorulmaması gerektiği akıldan çıkartılmamalıdır buna ek olarak çocuğunuza beslediğinizin sevginin sınavla ilişkili olmadığını göstermek amacıyla, sınav sonrasında tüm aile üyeleri hep birlikte eğlenceli şeyler yapılması, çocuğunun gerçekten sevildiğini hissetmesine neden olacaktır.

Leyditurk.com








2016-11-08 14:50:00 502 Paylaş
Yorumlar
Burçlar
Şeyda Özdalga
Diyet Listesi
Yemek Tarifleri
Rüya Tabirleri
Tüp Bebek Merkezleri
Çok Okunanlar
Bugün Bu Hafta Bugün

Erkekler neden terk eder?

Sevgi eksikliği
Başka birini sevme
Çapkınlık
Evlilik baskısı
Arkadaş baskısı

Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: Haber3 Grup