Tweet
Haber3.com Ana Sayfa
  • Leyditurk FaceBook
  • Leyditurk Twitter
  • Leyditurk Friendfeed.com
  • Leyditurk RSS

Pierre Dukan Türkiye'ye geldi

Pierre Dukan Türkiye'ye geldi

Ünlü diyetisyen Dukan, ilk kobayının kızı olduğunu söyledi.




Diyet deyince akla gelen ilk isim “Dukan”. İsmi öyle markalaşmış ki sanki böyle biri yokmuş, ilahi bir güç zayıflatıyormuş kadınları gibi geliyor değil mi insana? İşin aslı, kendisi gerçek. Hatta onunla buluştum... Bu yaza sizi fit sokmak boynumun borcu...

Size bu satırları Pierre’in (Ben Dukan demiyorum, öyle de samimi olduk) hediye ettiği yulaf bisküvilerini yiyerek yazıyorum. Kilo problemim yoktu ama 3 gün önce verdiği birkaç tavsiyeyle ayva göbeğim de erik kıvamına geldi. Demem o ki adam bu işe 35 yılını vermişse ve 73 yaşında hâlâ doğru beslenme bilgileri vermek için kalkıp Türkiye’ye gelmişse gerçekten insanoğlunu önemsiyo  demektir. Yoksa kitapları deli gibi satıyor, zenginlik içinde yaşar giderdi. 2000 yılında çıkardığı “Nasıl Zayıflayacağımı Bilmiyorum” kitabının “best seller” yani en çok satan olmasıyla hayatımıza giren, Cambridge Düşesi Catherine’nin Prens William ile düğününden önce 2 beden zayıflamasını sağlayarak önce İngiltere’de, sonra dünyada Tanrı gözüyle bakılan ünlü diyetisyen Dukan’la buluştuk. O kadar çok şey konuştuk ki anlattıkları yarın da ana gazetede devam edecek... Meraklısına...

Hoş geldiniz... İlk gelişiniz bu değil mi?

Tatil için daha önce bir kez gelmiştim. 13 yıl önceydi sanırım. Ama iş için ilk gelişim. Hatta bu da ilk röportajım...

Şanslıyım... Tabii sizin için aynı şans geçerli değil zira 1 milyon soru var... Verdiğiniz bilgiler HT Pazar ekinden sonra ana gazetede yazı dizisi olarak devam edecek...

Ooo ne güzel. Şimdi konuşurken o soruların yarısı kafandan gidecek zaten, sormana gerek kalmayacak. Basit bir sistem var, besin ve vücut arasında olan bir sistem...

Yeni kitabınız çıktı, Türkçe’ye de çevrildi. Besinlere farklı gözle bakacağız artık!

Kitap benim için her şeyden önemli. Beni kitaplarım programlıyor hatta... Kitaplar bensiz de iş yapıyor. Bu çok önemli. Herkese ulaşamam ama o şekilde ulaşıyorum işte. Buraya gelmemin ilk nedeni bu...

İkincisi...

Ben de bir Akdenizliyim. İster istemez kan çekiyor. Türkiye’ye gelmeyeceğim de nereye geleceğim?

Siz sürekli “Dukan diyeti” yapıyor musunuz? Böyle sorunca komik oldu; bu tür beslenmeyi yaşam şekli haline getirdiniz mi diye sorayım... 

Hayır o kadar sadist değilim... Şaka şaka... Ama balığa, yulaf kepeğine ve sebzeye bayılırım. Yani ister istemez uyguluyorum sanırım. Yulaf kepeğinin hayatımda da çalışmalarımda da yeri başkadır. Bir anlamda ben “keşfettim” onu.

Yulaf kepeği mucizesi

Yulaf kepeğini özel olarak soracaktım zaten, madem konu açıldı... Dukan diyetinin temellerinden biri. Nasıl keşfettiniz?

1980 yılıydı. ABD’de bir kardiyoloji kongresindeydim. ABD kolesterole karşı savaş ilan etmişti ve yulaf kepeği de kolesterolün düşmanıydı. Sonra işlerine yarayan sağlıksız ürünlere kaydılar ve yulaf kepeği ortadan kayboldu. O kongrede bana da bir kutu vermişlerdi. Ben de mutfağın bir köşesine attım. Aylar sonra bir sabah kızım okula gitmeden önce “Baba bana çabuk bir şeyler hazırla çok açım” dedi. Baktım evde pek bir şey yok. Ben de bari karışık bir krep yapayım dedim. Evde ne bulduysam içine koydum. Yulaf kepeği de onlardan biriydi. Akşama doğru bir arkadaşımın restoranında buluştuk kızımla. “Ne yiyeceksin” diye sordum. “Baba sabah bana ne yedirdiysen hâlâ acıkmadım” dedi. Kafamda o anda bir ışık çaktı. Yulaf kepeği böylelikle kitabımın ana maddesi oldu.

Kızınız da deneydeki kobay fare olarak görevini tamamladı...

Kesinlikle! Kitap çıktı, çalışmalarım devam etti. ABD’den sonra ikinci ziyaret ettiğim ülke İngiltere’ydi. Cambridge Düşesi Catherine’nin Prens William ile düğününden önce 2 beden zayıflamasını sağlayarak İngiltere’de epey popüler hale gelmiştim. İngiltere kültürel olarak farklıdır ama nedense ABD’nin besin pazarlama sisteminin kurbanlarındandır. Yulaf kepeğinin anavatanıdır aslında. Orada yetişir benim meşhur yulaf kepeği. Hatta üretici firma da İngiliz. Fransa buğday ülkesidir mesela. Neyse kitabım çıktıktan iki ay sonra üretici firmadan bir mektup aldım. “Biz İngiltere’deki bir numaralı yulaf kepeği üreticisiyiz. Kraliçe bizden alışveriş yapar. Tam 4 asırdır piyasadayız. Sizin kitabınızdan sonra satışlarımız ikiye katladı” dedi.

Pay alsaydınız...

Ben değil kızım hak etti aslında! Sonra kimsenin beğenmediği yulaf kepeği, kitaplarımın ulaştığı her yerde moda oldu, pirinç cenneti Japonya’da bile.

HT Hayat








2014-05-19 03:11:00 1231 Paylaş
Yorumlar
Burçlar
Şeyda Özdalga
Diyet Listesi
Yemek Tarifleri
Rüya Tabirleri
Tüp Bebek Merkezleri
Çok Okunanlar
Bugün Bu Hafta Bugün

Erkekler neden terk eder?

Sevgi eksikliği
Başka birini sevme
Çapkınlık
Evlilik baskısı
Arkadaş baskısı

Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: Haber3 Grup