Tweet
Haber3.com Ana Sayfa
  • Leyditurk FaceBook
  • Leyditurk Twitter
  • Leyditurk Friendfeed.com
  • Leyditurk RSS

Panik atak zannettiğiniz kanser olabilir !

Panik atak zannettiğiniz kanser olabilir !

Uzmanlar hem doktorları hem hastaları nöroendokrin tümörler konusunda uyarıyor.




Kahramanmaraşlı Hatice Özgür 60’lı yaşlarına kadar sağlıklı bir yaşam sürerken bir gün aniden başlayan sıtma benzeri ataklar nedeniyle bir anda kendini doktorlar, hastaneler ve tetkikler arasında koştururken buldu. Yaşam tarzına dikkat eden ve sağlık kontrollerini aksatmayan Özgür’ün atakların başladığı güne kadar pek de bir sorunu yoktu. Ne var ki yaklaşık iki yıl önce aniden başlayan yüz kızarması, titreme, kemik ağrısı ve ishal atakları yüzünden evinden çıkamaz hale geldi. “Kriz iki üç dakika sürüyordu ama o sırada aniden başlayan ishal nedeniyle tuvalete zor yetişiyordum. Bütün bedenim bir anda kasılıyor, dudaklarıma bıçak saplanıyordu sanki...” sözleriyle anlatıyor yaşadıklarını. Dört çocuk annesi Hatice Hanım, menopozdan şüphelenip, önce bir kadın doğum uzmanına başvurdu. Yapılan tahlillerin sonucunda bir problem çıkmayınca Özgür, dahiliye uzmanlarından dermatologlara kadar pek çok uzmana başvurdu. Aylar süren araştırmalar sonunda Hatice Özgür’e incebağırsağından ameliyat olması gerektiği söylendi. Ailesi de Hatice Hanım da hastalığının tam adını, neredeyse 2 yıl sonra ilk kez bu ameliyat sonrası öğrenebildi: İnce barsak kaynaklı NET; yani Nöroendokrin tümör.

Doğru Teşhis İçin En Az 3 Yıl Geçiyor

 Uzmanlar, Hatice Özgür’ün başına gelenleri, bu tür tümörlerden muzdarip pek çok hastanın yaşadıklarının kısa bir özeti olarak değerlendiriyor. Vücudun düzenli işleyebilmesi için birlikte çalışan sinir sistemi ve hormonal sistemden oluşan nöroendokrin sistemindeki hücrelerde gelişen bu tümörlerin (NET’lerin) teşhis ve tedavisi ne yazık ki çoğu zaman yılları bulabiliyor. Tabii bu arada hastalar şikayetleri sebebiyle doktor doktor gezmek zorunda kalıyor. Hatta geçen sürede NET’ler bedenin diğer kısımlarına (genellikle karaciğer ve kemiklere) yayılabildiğini belirtiyor. Gaziantep Onkoloji Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Sevinç, bu tür şikayetlerin, fonksiyonel NET için çok belirgin belirtiler olduğuna dikkat çekiyor ve ekliyor: “Neredeyse sadece hasta şikayetlerini dinleyerek bile bu hastalığı teşhis etmek mümkünken, ne yazık ki fonksiyonel NET’lerde tanının konması ve tedaviye başlanması en az 1,5-2 yılı buluyor. Hastaların belirgin hiç bir şikayetinin görülmediği fonksiyonel olmayan NET’lerin teşhisi ise çoğunlukla 3 yıldan daha uzun bir zaman alıyor.”  Uzmanın verdiği bilgilere göre bu sürede özellikle belirti gösteren fonksiyonel NET hastaları, ciddi sıkıntılarla baş etmek zorunda kalırken diğer yandan tüm hastalarda görme sorunlarından diyabete, kemik rahatsızlıklarından hipeglisemiye kadar pek çok sağlık sorunu da ortaya çıkabiliyor. “Uzun süre tanı almamış ve tedaviye başlanmamış hastalarda en sık rastlanan sorunlardan biri de kalp kapakçıklarındaki çökmeler” diyor Prof. Dr. Sevinç. Bu hastalık ne kadar geç teşhis edilirse, kalpteki hasarı da o kadar büyük olabiliyor.

Tanıyı da Tedavinin Başarısını da Aslında Hasta Söylüyor

 Ne var ki pek çok doktor nadir görülen bu hastalıktan şüphelenmediği, hatta belki de bu hastalıkla ilgili bilgi sahibi olmadığı için NET hastaları yıllarca hastaneleri dolaşmak zorunda kalıyor.

Yapılan araştırmalara göre ABD’de yüz bin kişiden 35’ini etkileyen NET hastalığının tedavisine gelince... Elbette her kanser türünde olduğu gibi bu tümörlerde de özellikle erken tanı önemli rol oynuyor. Tümörlerin ameliyatla alınması da geç kalınmadıysa NET’i tamamen ortadan kaldırabiliyor. Sonraki aşamalardaysa kemoterapiden, radyoterapiye ve ilaç tedavisine kadar pek çok uygulamayla hastalığın verdiği zararı kontrol altına almak ve hastanın şikayetlerini ortadan kaldırmak mümkün olabiliyor. Prof. Dr. Alper Sevinç de diğer kanser hastalarından farklı olarak, tedavinin başarısını sadece NET hastalarını dinleyerek anlamanın mümkün olduğunu belirtiyor: “Doğru tedaviye başladığınızda hastanın şikayetleri de hemen kesilir. Neredeyse hiç bir tetkik yapmadan, hastanıza sorular sorarak uygulamanın işe yarayıp yaramadığını görebilirsiniz.”

Bütün Yönleriyle NET

* Nöroendokrin tümörler(NET) genellikle sinir sistemi ve hormonal sistemde ve akciğerlerde bulunan ve yavaş büyüyen tümörlerdir. Diğer kanserlere göre çok yavaş büyüdüğünden genellikle ölçülebilir boyuta gelmeleri ya da şikayetlere yol açmaları uzun zaman alır. NET’lerin çoğu çok yavaş seyirli kanserlerdir. Ancak bazılarının çok daha hızlı büyüme potansiyeline sahip olduğu da unutulmamalıdır. 
* NET’ler birçok kez başlangıçta hasta ve hekim tarafından fark edilemez ve başka hastalıklarla karıştırılabilir. 

* NET’ler sıklıkla karaciğer, akciğer, kemik veya batın içi lenf nodları, karın boşluğu ve karın zarına yayılabilir. 

*  NET’lerin  en yaygın belirtileri karın ağrısı, sıcak basması, diyare, hırıltı, kronik öksürük, nüks eden akciğer enfeksiyonları, kalp çarpıntısı, deri döküntüsü, mide yanması ve kilo değişiklikleridir. 
* Nöroendokrin kanserlerin tanısı ve izlenmesi için nükleer tıbbi görüntüleme ve biyokimyasal testler (kan, idrar, doku) kullanılır.








2013-11-12 01:35:00 1083 Paylaş
Yorumlar
Burçlar
Şeyda Özdalga
Diyet Listesi
Yemek Tarifleri
Rüya Tabirleri
Tüp Bebek Merkezleri
Çok Okunanlar
Bugün Bu Hafta Bugün

Erkekler neden terk eder?

Sevgi eksikliği
Başka birini sevme
Çapkınlık
Evlilik baskısı
Arkadaş baskısı

Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: Haber3 Grup