Tweet
Haber3.com Ana Sayfa
  • Leyditurk FaceBook
  • Leyditurk Twitter
  • Leyditurk Friendfeed.com
  • Leyditurk RSS

Kayıplar Yaşanmadan Dolgularla Daha Sağlıklı Dişler

Diş Hekimi Aslı Ercanlı

Ağız ve diş sağlığı konusunda az çok hepimizin bilgisi var. Bakımının yapılmadığı ya da eksik yapıldığı diş zamanla çürür, çürüyen diş yine bakımını yapılmadığı zaman ya kırılır ya da son çare olarak çekimi yapılır. Az çok bunları biliyoruz. Asıl atladığımız nokta ise dişimiz çürümeye başladığı zaman diş kaybı gibi kötü bir son yaşamak istemiyorsak dolgu yaptırma şansımız olduğu. Dolgu, dişlerimiz çürüdüğünde var olan madde kaybını telafi etmek için çürük kısmın temizlenip, dişe uygun malzemelerle restore edilmesi.

Dolgular dişin kayıp kısmında telafi amaçlı oldukları için kullanılan malzeme ve estetik son derece önemli. Dolgularda kullanılan malzeme ve estetik görünüm son derce önemli dedim ama önemli olan bir diğer nokta da uygulamayı yapan eller. Her hastanın kafasına takılan sorulardan biri de sancılı olup olmadığıdır. Uygulamayı yapan eller ne kadar usta ise o kadar hafif ve kolay bir uygulama aslında. Günümüzde kullanılan üç çeşit dolgu materyali var.

Günümüzde kullanılan en eski dolgu malzemesi olan amalgam yani gri dolgular yaklaşık olarak 150 yıldır kullanılıyor. İçeriğinde civa, gümüş ve bazı metal alaşımları kullanılıyor. Eğer ağzınızda yirmi yıllık amalgam dolgularınız varsa hekim olarak yakından baktığımızda sekonder çürükler ve nekrozlar görebiliyoruz. Ayrıca son yapılan araştırmalarda amalgamın sert yapısı, çiğneme sırasında dişe uyum sağlayamadığı için dişin içinde mikro çatlaklara yol açtığını görüyoruz.

Amalgam dolguların siyaha yakın gri olması estetik olarak da birçok hastamın şikâyet ettiği bir durum. Ayrıca dolgunun diş boşluğuna tutunabilmesi için çoğunlukla dişin gerekli olmayan bazı sağlıklı bölgelerini de hazırladığımız dolgu boşluğuna ilave etmemiz gerekiyor. Bu işlem de gereksiz olarak daha büyük hacimli dolgular yapmamıza neden oluyor.

Bir diğer dolgu çeşidi ise kompozit yani beyaz dolgular diş hekimliğindeki gelişmelere paralel olarak son yirmi yılda geliştirilmiş dolgulardır. İlk keşfedildikleri dönemde amalgama rakip olamayacak kadar dayanıksız olmalarına rağmen, mikro partikül teknolojisindeki inanılmaz gelişmeyle beraber, amalgamdan çok daha üstün bir dayanıklılık seviyesine ulaştılar.  Kompozit dolguların amalgama üstünlükleri sadece dayanıklı olmalarında değil. Kompozit dolgunun yerleştirilebilmesi için sadece çürük kısmın temizlenmesinin yeterli, dolgunun tutuculuğunu sağlamak için eksta kesime ihtiyaç duyulmuyor ve diş renginde hazırlanmaları gibi kompozit dolguların belli başlı üstünlükleri var. Hatta günümüzde bazı kompozitlerin sahip olduğu "bukalemun efekt" 'sayesinde üzerine konduğu dişin rengini alması da mümkün.

Gelelim son zamanlarda en çok tercih edilen ve dişin üzerinde yabancı bir maddenin olduğunun çok zor anlaşılacağı dolgu çeşidi olan porselen dolgulara.  Eğer dolgu için büyük bir madde kaybı varsa, bir dişinizi kuron kaplamak yerine eksik kısımları porselenden hazırlayıp orijinal dişi kullanmaya devam edebilirsiniz. Bu ancak porselen kaplama sayesinde mümkün.  Ayrıca dişeti seviyesinin altına inen çürüklerde veya dişin içine çivi yerleştirilmesi lüzumu görülen çürüklerde de porselen dolgu yöntemi, dişe iki seansta mükemmel diş görüntüsü ve fonksiyonu kazandırılabiliyor.

Porselen kaplamaların size sunduğu en büyük şans ise laboratuvarda hazırlandığı için son derece parlak yüzeye sahip olursunuz. Yani kendi diş renginiz gibi parlak ve beyaz üstelik kendiniz gibi doğal bir görünüme porselen sayesinde kavuşabilirsiniz.

Gülüşünüz avantajınız olsun…




Paylaş




Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Burçlar
Şeyda Özdalga
Diyet Listesi
Yemek Tarifleri
Rüya Tabirleri
Tüp Bebek Merkezleri
Çok Okunanlar
Bugün Bu Hafta Bugün

Erkekler neden terk eder?

Sevgi eksikliği
Başka birini sevme
Çapkınlık
Evlilik baskısı
Arkadaş baskısı

Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: Haber3 Grup