Tweet
Haber3.com Ana Sayfa
  • Leyditurk FaceBook
  • Leyditurk Twitter
  • Leyditurk Friendfeed.com
  • Leyditurk RSS

İnsülin direnci yaşı 20'lere düştü

İnsülin direnci yaşı 20'lere düştü

Tedavi edilmeyen insülin direnci, diyabet ve çeşitli kanser türlerini tetikleyebiliyor.




Yeterli miktarda insülin üretildiği halde, vücutta insüline karşı yeterli yanıtın oluşmaması olarak tanımlanan insülin direnci, tedavi edilmezse başta diyabet olmak üzere, kalp krizi ile çeşitli kanser türlerini tetikleyebiliyor. Bu nedenle insülin direnci olan kişilerin erken dönemde tedavi olmaları çok önemli. Üstelik çok değil, bundan 20 yıl öncesinde orta ve ileri yaştakilerin sorunu iken, günümüzde görülme sıklığı artan obeziteye paralel olarak artık 20’li yaştaki gençleri bile tehdit ediyor. Acıbadem Bahçeşehir Tıp Merkezi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, bu nedenle aşırı yemek, hareketsiz bir yaşam sürmek ve bilgisayar başında fazla zaman geçirmek gibi hatalı alışkanlıklardan bir an önce vazgeçmek gerektiğine dikkat çekerek, “Sağlıklı yaşam için gençlerin fast food tarzı beslenmeden uzak durmaları, spor ve egzersize önem vermeleri oldukça önemli” diyor.

İnsülin direncinin 4 nedeni var

Hareketsiz yaşam şekli: Egzersiz ile özellikle kaslarda artan glukoz (kan şekeri) kullanımı sayesinde insülin ihtiyacı azalıyor ve kan şekeri kontrol altına alınıyor. Egzersiz yapmayan, masa başı işlerde çalışan ya da gününü televizyon/bilgisayar karşısında geçiren gençlerde enerji ihtiyacı azalacağı için kan şekeri kontrolü zorlaşıyor.

Obezite: Vücut yağ kitlesindeki artış, insülin direncinde oldukça önemli bir neden. Yağ kitlesi arttıkça dokularda insülin direnci artıyor, direnç arttıkça daha çok insülin salınıyor ve fazla miktardaki insülin kilo alımını tetiklemeye devam ediyor. Özellikle bel çevresinden kilo alan kişilerde insülin direnci daha sık görülüyor.

Yüksek karbonhidratlı beslenme: Beslenme şekli açısından yüksek şekerli gıdaları fazla tüketenlerde insülin düzeyleri gıda alımı ile artıyor. İnsülinin etkisine bağlı olarak kan şekerinin hızlı düşüşü ile yeniden acıkma ve yeniden yemek yeme ihtiyacı ile kilo alımı oluşuyor.

Ailevi yatkınlık: Hastaların önemli bir kısmında anne, baba ve kardeşlerde de diyabet, obezite ile insülin direnci tespit ediliyor. Ailesinde bu hastalıklar bulunan kişiler daha büyük risk taşıyor.

Direncin diyabete dönüşmesi önlenebiliyor

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, pek çok hastada erken tanı ile insülin direncinin diyabet hastalığına dönüşmeden tespit edilebildiğini belirterek, “ Erken dönemde tedavi sayesinde de hasta sağlığına kavuşabiliyor” diyor.  İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç bunun aksine uygun tedavi almayan ve kötü beslenme nedeniyle kilo almaya devam eden hastaların ise diyabet hastalığı açısından büyük risk altında oldukları uyarısında bulunarak sözlerine şöyle devam ediyor: “ İnsülin direncinde ilaç tedavisinin yanı sıra düşük karbonhidratlı diyet ve orta düzey egzersiz gibi yaşam şekli düzenlemelerinin de yapılması gerekiyor. Tedavi sonrasında hastalar daha kolay kilo veriyor ve daha sağlıklı yaşam sürüyorlar.”

Sağlıklı yaşayın, direnci kırın

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, insülin direncinde dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:

-Sağlıklı ve dengeli beslenin.

-Tatlı, şeker, çikolata ve hamur işlerinden uzak durun, çay ve kahveyi şekersiz içmeye çalışın.

-Kan şekerini hızlıca yükselten (Glisemik indeksi yüksek) gıdalar yerine kan şekerine daha yavaş etki eden gıdaları tercih edin. Örneğin beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek, beyaz pirinç yerine esmer pirinç tüketin.

-Porsiyonlarınızı küçültün, sık sık ama az az yiyin, örneğin 3 ana ve 3 ara öğününüz olsun.

-Tatlı-şekerli abur cubur yiyecekler yerine sağlıklı atıştırmalıklar tüketin (Örneğin ara öğün olarak salatalık ya da yağsız süt tüketebilirsiniz.

-Bol bol su içmeye özen gösterin.

-Özel bir sağlık sorununuz yoksa düzenli egzersiz yapın

-Daha aktif olun, araba ile gezmek yerine yürüyüş yapın, asansör yerine merdiven kullanın.

Bu belirtiler varsa, dikkat!

-Kilo artışı, kilo verememe (Vücut kitle indeksinin 30\'un üzerinde olması)

-Özellikle bel çevresinde yağlanma artışı (Yetişkinlerde bel çevresi dikkate alınıyor: Bel çevresinin erkekte 102 cm, kadında 88 cm\'in üzerinde olması. Gençlerde ise Vücut Kitle indeksi dikkate alınıyor.)

-Ani acıkma atakları, tatlı-şekerli gıda yeme ihtiyacı.

-Açlık uzadığında halsizlik, çarpıntı, baygınlık hissi.

-Özellikle yüksek karbonhidrat içeren ya da fast food tarzda öğünlerden 1-2 saat sonra hızlıca yeniden acıkma hissi.

-Yemeklerden sonra rehavet çökmesi, uyuklama

-Ailede diyabet varlığı.

-Kadınlarda tüylenme artışı, adet düzensizliği ve yumurtalık kisti saptanması (Polikistik Over Sendromu)

Leyditurk.com








2015-09-05 13:05:00 583 Paylaş
Yorumlar
Burçlar
Şeyda Özdalga
Diyet Listesi
Yemek Tarifleri
Rüya Tabirleri
Tüp Bebek Merkezleri
Çok Okunanlar
Bugün Bu Hafta Bugün

Erkekler neden terk eder?

Sevgi eksikliği
Başka birini sevme
Çapkınlık
Evlilik baskısı
Arkadaş baskısı

Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: Haber3 Grup