Tweet
Haber3.com Ana Sayfa
  • Leyditurk FaceBook
  • Leyditurk Twitter
  • Leyditurk Friendfeed.com
  • Leyditurk RSS

Çocuklarda bacak ağrısını önemseyin!

Çocuklarda bacak ağrısını önemseyin!

Çocukluk çağında kemik tümörleri, büyüme ağrısıyla karıştırılabiliyor.




Kemik tümörleri, erişkinlerde gözle görülen şişlikler ya da beklenmedik bir anda kırılan kemiklerle kendilerini ele veriyor. Çocukluk çağı tümörleriyse genellikle büyüme ağrısıyla karıştırılıyor. Bu durum ihmale neden oluyor.

İskelet sisteminin temel dokusunu; kemikler, eklemler, adaleler, bağ ve çevresindeki yağ ile damar ve sinir dokuları oluşturuyor. Dokuların her birinde gelişebilen tümörler iyi ve kötü huylu kansere ya da metastaza işaret edebiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Eralp, “İskelet sistemi tümörlerinin en temel özelliği, vücudun başka organ ya da doku gruplarındaki tümörlere göre daha az görülmesidir” diye konuşuyor. Bu durum, hem doktorların tanı koyma becerilerini hem de standart tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini güçleştiriyor. 

Teşhis süreci gecikiyor

İskelet sistemi tümör tedavisi, teşhis aşamasında şüpheci bir yaklaşım gerektiriyor. Çünkü hasta şikâyetleri genelde eklem ya da uzuv ağrıları şeklinde oluyor. Bu tür ağrıların nedenlerinin; çoğunlukla spor yaralanmaları, romatizmal hastalıklar ve adale zorlanmaları olduğu belirtiliyor. Bu nedenle, iskelet sistemi tümörlerinin ilk akla gelen olasılıklar arasında bulunmadığının altı çiziliyor. Bu durum teşhisin gecikmesine ve tedavinin güçleşmesine neden oluyor. 

‘Kist’ kelimesi panik yaratıyor

Çocukluk çağı kemik kistlerine, tehlikesi düşük olsa da daha sık rastlandığı ve sorunun aileleri paniğe sürüklediği belirtiliyor. Bu durum çoğu zaman düşme ve çarpma gibi travma sonrası yapılan röntgen incelemelerinde tesadüfen öğreniliyor. Prof. Dr. Levent Eralp, “Kist ya da tümör kelimesinin telaffuzu aile içinde büyük moral bozukluğu yaratıyor” diyor. Bu kistlerin büyük çoğunluğunun tedavi gerektirmeden kaybolacak ya da basit cerrahi girişimlerle iyileşecek oluşumlar olduğuna dikkat çeken Eralp, “Hem teşhis hem de tedavi aşamasında zaman kaybını ve gereksiz paniği önlemenin temel çaresi çocuğun röntgenlerinin değerlendirilmesi ve bunun tecrübeli bir ortopedi uzmanı tarafından yapılmasıdır” diye konuşuyor. 

5 santimden büyük tümörün riski fazla

5 santimetreden küçük, ağrısız ve hareketli kitleler daha az ürkütücü bulunurken; sert, ağrılı, hızlı büyüyen ve bulunduğu yere yapışan kitleler daha tehlikeli olabiliyor. Üzeri kızarık ve damarlanmış kitlelerde riskin daha büyük olduğu belirtiliyor. İyi huylu kemik tümörlerinde zayıflayan kemik bölgesi genellikle kemik bütünlüğü bozulmadan temizleniyor ve vücuttan alınan ya da sentetik dolgu maddeleriyle dolduruluyor. İyi huylu tümör, yumuşak doku, adale ya da yağ dokularının içindeyse; tekrarlamayı engelleyen uygun cerrahi tekniklerle fonksiyonları bozmayacak şekilde damarlara ve sinirlere zarar vermeden çıkarılıyor. Asıl zorluğu; kemik ve yumuşak doku kanseri olan sarkomlar oluşturuyor. Prof. Dr. Eralp, “Tedavide kanserli bölge komşu sağlıklı dokularla birlikte vücuttan alınıyor. Uygulama sırasında, uzuvların hareketini sağlayan kemik, eklem, damar, sinir ve adale gibi dokular da vücuttan çıkarılıyor” diyor. 

Ağrının süresi sinyal veriyor

İskelet sistemi tümörlerinin çocukluk çağında; çoğunlukla düşme, koşma ve çarpma gibi nedenlerle oluştuğu ve bunların 7-10 gün içinde basit ağrı kesicilerle ortadan kalkması gerektiği belirtiliyor. Ağrıların bu süre içinde geçmemesi, dinlenirken bile hissedilmesi ve şişlik bulunması halinde zaman kaybetmeden bir ortopedi uzmanına başvurulması öneriliyor. Prof. Dr. Levent Eralp, “Tanı aşamasında bulguların doğru değerlendirilmeyip ihmal edilmesi, yanlış tanı riskini artırıyor” diyor. Belli bir süreden sonra devam eden şikâyetleri; adale ağrısı ve düşme gibi nedenlere bağlayıp röntgen ya da ultrason gibi sabit görüntüleme yöntemlerine başvurmamak, kişiye yanlış tanı konulmasının önde gelen nedenleri arasında bulunuyor. Erişkinlerde ortaya çıkan kemik tümörleri kendilerini gözle görülüp elle hissedilebilen şişlikler şeklinde gösteriyor. Prof. Dr. Eralp, “Eğer bu tür şişlikler 5 santimetreden büyükse (veya kısa zaman içinde büyüdülerse), ağrılı ve sert bir yapı varsa; vakit kaybetmeden doktora danışılmalıdır” diye konuşuyor.

HT Hayat








2016-01-24 11:58:00 937 Paylaş
Yorumlar
Burçlar
Şeyda Özdalga
Diyet Listesi
Yemek Tarifleri
Rüya Tabirleri
Tüp Bebek Merkezleri
Çok Okunanlar
Bugün Bu Hafta Bugün

Erkekler neden terk eder?

Sevgi eksikliği
Başka birini sevme
Çapkınlık
Evlilik baskısı
Arkadaş baskısı

Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: Haber3 Grup