Tweet
Haber3.com Ana Sayfa
  • Leyditurk FaceBook
  • Leyditurk Twitter
  • Leyditurk Friendfeed.com
  • Leyditurk RSS

Baba adaylarının 7 kaygısı

Baba adaylarının 7 kaygısı

Dr. Anıl Yeşildal, babaların endişelerini kaleme aldı...




Eşinize baba olacağını söylediğiniz zaman duyduğu ilk heyecan kimi zaman yerini ebeveyn olmak ile ilgili kaygılara bırakabilir. Öte yandan çevreden duyduğumuz, kendi çocukluk tecrübelerimizden edindiğimiz çok sayıda doğru bildiğimiz yanlışlar da davranışlara yansır. “Peki, nedir baba adaylarının en sık duydukları kaygılar?” Bu sorunun cevabını Kadın ve Doğum Uzmanı Op.Dr. Dilek Öztürk’e verdi.

Güven Kaygısı

Günümüzde baba adaylarının duyduğu en kemikleşmiş derin korku: Ailemi koruyup onlara güvenli ve düzenli bir hayat sağlayabilecek miyim korkusudur. Birçok bebek sahibi olan ailede anne-baba beraber çalışıp kazanılan iki kişilik bir aileye bölünürken, artık iki gelir üç kişilik bir aileye bölünür. Bazen anneler ilk yıllarda çocuklarını kimseye emanet etmek istemediklerinden, ilk yılları beraber geçirmek istediklerinden gelir bir anda yarıya iner. Bu babaya maddi manevi bir yük olur ve erkek bu kaygıyı dile getirmekte zorlanır. Anne adayı bebek doğmadan bu kaygıyı eşiyle konuşmalı, paylaşmalı ve plan yapmalıdır. Çocuk doğduktan sonra anne bu tarz konuşmaları yapamayacak kadar yorgun ve duygusal olur.

Performans Kaygısı

Baba adaylarının %80’inden fazlasında doğum anında eşlerine yardımcı olamayacaklarına dair korkuları vardır. Bayılmaktan, kusmaktan veya bütün akan beden sıvılarının içinde midelerinin bulanmalarından kaygı duyarlar. Bu korkuların çoğu medyada gördükleri, okudukları ve duydukları hikâyelerden kaynaklanır. Ancak bir gerçek vardır ki: Beklentileri bu yönde olsa bile, genellikle bu beklentileri gerçekleşmez. Zamanı geldiğinde sevdiği kadının yanına duran, elini tutan, ona destek sözcükleri fısıldayan hep babalar olur. Burada sadece kan göremeyen erkekler bir istisna oluşturur. Kan görmeye dayanamıyorsanız doğumhaneden çıkın. Bu sorununuzu göz ardı etmeyin. Çünkü ebe veya hekim o anda bayılan babadan çok anne ile ilgilenmek durumunda kalacaktır.

Ölüm Korkusu

Bir yaşamın başlamasına siz neden olmuşken ve oluşan bu yaşamı adım adım izlerken ister istemez hayatın sonu da aklınıza gelir. Kendi ölüm korkunuz baş gösterir. Artık eskisi kadar genç ve dinamik ve sağlıklı değilsinizdir. Sizin hayatınızı devam ettirecek kişi gelmiştir ve her şey plana göre işlerse siz ondan önce bu dünyaya gözünüzü yumacaksınızdır. Ancak bu çok da erken olmamalıdır. Bu çocuk kendi ayaklarının üzerinde duruncaya dek, onun hayatındaki oluşabilecek tüm sorunları siz çözünceye dek yaşamak zorunda hissedersiniz kendinizi. Bir baba bir keresinde bana şöyle demişti: “Artık ölmeye hakkım yok gibi hissediyorum.”

Eşinizin Sağlığı ve Çocuğunuzun Sağlığı ile İlgili Kaygılar

Doğum oldukça korkutucu bir deneyim. Bu deneyim sırasında sanki sevdiklerinizin başına türlü kötü şey gelebilir gibi hissedersiniz. Sağlıklı bir bebek sahibi olan çevrenizdekilere özenir kendi çocuğunuzun da sağlıklı olması için dua edersiniz. Doğumda her şey yolunda gittiğinde bile kendinizi gizlice bebeğiniz el ve ayak parmaklarını sayarken bulabilirsiniz. Ancak hekiminizin söylediklerini uyduğunuz, doğum ve bebek bakımı hakkında bilgilendiğiniz sürece bu kaygınızı minimuma indirebilirsiniz.

İlişki Korkuları

Babalar eşlerinin çocuklarını kendilerinden daha fazla seveceklerinden ve kendilerini bu özel ilişkinin dışında bırakacaklarından endişelenirler. Özellikle doğumdan sonraki ilk bir iki ayda bebeğin anne sütün emdiği ve anneye %100 bağımlı olduğu aylarda anneler süt artırıcı hormon olan prolaktin düzeylerinin yüksekliği nedeniyle eşleriyle tensel temastan kaçınabilirler. Bu davranış da babaların endişelerini artırır. Bu nedenle bu ayrılığın kısa süreli ve hormonsal nedenli olduğunu bilen babalar bu endişelerini azaltırlar. Çocuğunuz ile oluşturacağınız o özel ilişkiye gelince şunu bilmek gerekir. Anne ve baba olarak çocukla olan ilişkiye farklı güçler katıyorsunuz.  Anne çocuğa güven, sıcaklık ve rahatlık sağlarken, baba çocuğa özgürlüğü, birey olmayı ve dünyayı öğretir.

“Kadınsal” Tıbba Karşı Hissedilen Korku

Erkekler jinekolojik masalara, doğumhanelere, içlerinde daha çok kadınların yaşadığı yerlere alışkın değillerdir. Kendilerini rahatsız ve huzursuz hissederler. Sadece seyirci olarak orada bulunmak bile bir erkeğin kaygısını artırabilir. Doğumhaneler baba adaylarının kendilerini rahat hissetmeleri için düzenlenmemişleridir. Önceden bir doğumhaneyi görmüş olmak, doğuma hazırlık kursuna gitmiş olmak ve bu konuyu okuyup araştırmış olmak baba adayını çok rahatlatır ve bulunduğu ortamdan endişe duymamasını sağlar.

Arkadaşlarını ve Özgürlüğünü Kaybetme Korkusu

Bebek doğduktan sonra “sadece aile babası” olması gerektiğine dair bir kaygı duyan baba adayı bu konuyu bebek doğmadan önce eşiyle sakin konuşabilmeli. Bir bebek elbette sorumluluk artışına neden olup zaman kısıtlaması yaratacak. İlk aylarda eşiniz sizden yardım bekleyecek, siz de uykusuz kalacaksınız. Ancak şunu unutmamak gerekir ki siz de eşiniz de kendisine özel bir zaman ayırmaya hakkı olan bireylersiniz. Eşinizin de arkadaşlarıyla buluşmaya, onları görmeye hakkı var. Bu konu doğum öncesi konuşulduğu zaman sorunsuz şekilde doğumdan sonraki ilk aylarda da eskisi kadar yoğun olmasa bile arkadaşlarınızla buluşur onlarla vakit geçirebilirsiniz. Evde oturup bebeğine bakan annelerin de bir tam zamanlı iş yaptıklarını unutmadan karşılıklı olarak birbirinize özgürlükler tanıyabilirisiniz.  

Milliyet








2014-02-03 14:12:00 2209 Paylaş
Yorumlar
Burçlar
Şeyda Özdalga
Diyet Listesi
Yemek Tarifleri
Rüya Tabirleri
Tüp Bebek Merkezleri
Çok Okunanlar
Bugün Bu Hafta Bugün

Erkekler neden terk eder?

Sevgi eksikliği
Başka birini sevme
Çapkınlık
Evlilik baskısı
Arkadaş baskısı

Haber3Group © 2001-2012 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz.

Yazılım & Teknik Destek: Haber3 Grup